Arabesk Radyo

Cine dronelar, sinema kalitesindeki hava çekimlerini mümkün kılıyor. Daha önce sadece helikopterlerle yapılabilen epik manzaralar, şimdi 5 kilogramdan hafif bir cihazla kameranın önüne geliyor. Ama bu kolaylık, kanunlarla sınırlı. Türkiye’de 2026 itibarıyla drone kullanmak, sadece teknik beceri gerektirmiyor; hukuki kuralları da bilmek zorundasın. Yanlış bir hareket, çekimini durdurabilir, ceza verebilir ya da daha kötüsü, birinin hayatını tehlikeye atabilir.

Ne Zaman Cine Drone Kullanman Gerekir?

Cine drone’lar, doğa belgesellerindeki kuş bakışı manzaralar, aksiyon filmlerindeki kaotik kaçış sahneleri, evlilik videolarındaki kuleye doğru yükselen kamera hareketleri için ideal. Ama bu cihazlar, her çekimde gerekli değil. 35mm kamera ile yere yakın çekimler, geleneksel kranlar ya da stabilizatörlerle bile iyi sonuç veriyor. Drone’u sadece şu durumlarda kullan: çekim alanı geniş, zemindeki ekipmanla erişim zor, veya hareketli bir kamera yolu oluşturmak istiyorsan.

Örneğin, İzmir’deki Çeşme sahilinde bir aile filmi çekiyorsan, kıyı boyunca uzanan 200 metrelik bir sahile hava çekimi yapmak istiyorsan, drone senin en iyi yardımcın olur. Ama aynı sahildeki halka açık bir plajda, yürüyüş yapan insanların üzerinde uçmak, hem tehlikeli hem yasalara aykırı.

Türkiye’de Drone Düzenlemeleri Neler?

Türkiye’de drone kullanımını SHGM (Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü) düzenliyor. 2026 itibarıyla, 250 gramdan ağır tüm drone’lar kayıtlı olmak zorunda. Bu, hobi amaçlı bile olsa geçerli. Cine drone’lar genellikle 1-3 kg arası ağırlıkta, yani kesinlikle kayıtlı olmalı.

Kayıt işlemi, SHGM’nin online portalından yapılır. Burada cihazın modelini, seri numarasını ve sahibinin kimlik bilgilerini girersin. Kayıt yaptıktan sonra, bir Uçuş Kimlik Numarası alırsın. Bu numarayı drone’un gövdesine yapıştırman gerekir. Yoksa, polis ya da güvenlik görevlileri tarafından durdurulabilirsin.

Ayrıca, drone’u uçurmadan önce Uçuş İzinleri alman gerekiyor. Şehir içi, havaalanı çevresi, askeri alanlar, kamu binaları, yoğun nüfuslu bölgelerde uçmak yasak. Bunu bilmek kritik. Bir sinema çekiminde, bir şehir merkezindeki kareye hava çekimi yapmak istiyorsan, en az 15 gün öncesinden ilgili belediyeye ve SHGM’ye başvurman gerekir. İzin almak zaman alır. Son dakika planlamaları, çekimleri iptal eder.

Yasal Uçuş Sınırları Neler?

Türkiye’de drone’larla uçmak için dört temel kural var:

  1. 120 metre yükseklik sınırı: Her zaman yerden 120 metreden yukarı çıkmazsın. Bu, gökyüzünde bir uçağın yolunu kesmemek için. Cine drone’larla daha yüksek çekimler yapmak istiyorsan, özel izin alman gerekir.
  2. Görüş mesafesi: Drone’unu gözle görebileceğin mesafede tutmalısın. Bu, yaklaşık 500 metredir. Gözlükle ya da ekranla uzaktan kontrol etmek yasak. Kamera ekranı izlemek, güvenlik açısından yeterli değil.
  3. Gündüz uçuşu: Güneş battıktan sonra uçmak yasak. Gündüz ışığı, nesneleri görmeni ve potansiyel engelleri kaçınmanı sağlar.
  4. İnsanlardan uzak dur: Drone’u, topluluklardan, yürüyüş yollarından, spor sahalarından ve kamuya açık alanlardan en az 50 metre uzak tutmalısın. Eğer çekimde aktör ya da oyuncu varsa, onlarla 25 metreden daha yakın uçmazsın.

Bu kurallar, sadece ceza almak istemeyenler için değil, insanları korumak için var. 2024 yılında İstanbul’da bir cine drone, bir çocuk üzerinde kayarak yere düştü. Çocuk yaralandı. Cihazın sahibi 3 ay cezaevine gitti ve 50 bin TL para cezası ödedi. Bu olay, tüm Türkiye’deki sinema ekiplerini sarsmıştı.

İki kişi, sahildeki çocuklardan 50 metre uzakta güvenli bir şekilde drone'u kontrol ediyor.

Güvenli Uçuş İçin Pratik İpuçları

Yasal kuralları bilmek yeterli değil. Gerçek bir sinema çekiminde, güvenliği planlamak gerekir. İşte bazı pratik adımlar:

  • Çekimden önce alan taraması yap: Drone’unu uçuracağın alana önce yürüyerek git. Ağaçlar, kablolar, binalar, insanların yoğun olduğu yerleri not et. Kameranın açılışını ve uçuş rotasını dikkatle planla.
  • İkinci bir pilot çalıştır: Sadece bir kişi hem kamera hem de drone kontrolü yapmaz. En az iki kişi olmalı: biri kamerayı yönlendirir, diğeri drone’u uçurur. Bu, hem kaliteyi artırır hem de kaza riskini azaltır.
  • Yedek pil ve çantalar hazırla: Cine drone’lar, 20-25 dakika uçar. Bir çekimde 5-6 uçuş yapman gerekir. Yedek pilleri, soğukta korumalısın. Soğuk hava, pil ömrünü yarıya indirir.
  • Uçuş logu tut: Her uçuşun tarihini, saati, yüksekliğini, konumunu ve hava koşullarını kaydet. Bu log, bir olay olduğunda seni korur. SHGM, bu kayıtları isteyebilir.
  • Hava durumunu kontrol et: Rüzgar 25 km/sa’nın üzerindeyse, uçma. Yağmur, sis veya bulutlu hava, kamera sensörlerini bozabilir. 2025 yılında Antalya’da bir ekip, sisli bir sabah uçtu ve drone’un kamerayı kaybetti. 15 bin liralık ekipman kaybedildi.

İzin Almak İçin Hangi Kurumlara Başvurmalısın?

Şehir içinde çekim yapacaksan, üç kuruma başvurman gerekir:

  1. SHGM: Tüm drone’lar için zorunlu kayıt ve uçuş izni. shgm.gov.tr üzerinden başvurursun.
  2. Belediye: Kamuya açık alanlarda (parklar, meydanlar, sahiller) çekim için izin alman gerekir. İlçeye bağlı belediye birimine gitmelisin.
  3. İl Emniyet Müdürlüğü: Büyük olaylar, kalabalık alanlar, tarihi mekanlar için güvenlik onayı alman gerekir. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde bu adım atlanmaz.

İzinlerin hepsi online değil. Özellikle belediye ve emniyet izinleri, fiziksel başvuru gerektirir. Belgeleri (kimlik, drone kaydı, çekim senaryosu, güvenlik planı) yanına alman gerekir. 2026 itibarıyla, bu süreç 7-12 iş günü sürüyor. Son dakika planlamaları, işin başına gelir.

İzinli bir cine drone, şehirdeki bir düğün törenini güvenli bir mesafeden çekiyor.

Yasal Olmayan Alternatifler ve Riskleri

Bazı ekipler, izin almak yerine “gizli çekim” yapmayı düşünür. Kamera ekranına bakmadan, gece uçurur, insanlar yokken çekim yapar. Bu, kısa vadede kolay görünür. Ama sonuçları ciddi.

2024 yılında, bir sinema öğrencisi, İzmir’deki Kemeraltı’nda gizli çekim yaptı. Polis, drone’un sesini duydu ve yakaladı. Cihaz el konuldu. Öğrenci 10 bin TL para cezası ödedi ve 3 ay çekim yasağı aldı. Eğitimine de zarar verdi.

Yasal olmayan çekimler, sadece cezayla değil, projenin tamamıyla da sonuçlanır. Prodüksiyon şirketi, sigorta şirketi, yayıncı - hepsi yasal belgeleri ister. Eğer bir drone çekiminde izin yoksa, tüm filmi yayınlamak yasaktır. Yüz binlerce dolarlık yatırım, çöpe gider.

Drone’u Nasıl Doğru Seçersin?

Cine drone’lar, hobi drone’larından çok farklı. 500 TL’lik bir DJI Mini 3, senin için yeterli değil. Sinema çekimleri için şu özellikleri ara:

  • 4K 60fps ve 10-bit renk derinliği: Renk bilgisi kaybı olmamalı. Bu, renk düzeltmede büyük fark yaratır.
  • 3-eksenli gimbal: Sallantı yok, düzgün hareket olmalı. Yeni modellerde, yapay zeka ile hareket tahmini de var.
  • 10+ km mesafe kontrol: Uzun çekimlerde, uzak mesafeden kontrol etmen gerekir.
  • Yedek pil ve kilitli batarya: Pil takılırken kilitlenmeli. Hava koşullarında düşmesin.
  • SHGM uyumlu: Cihazın modeli, Türkiye’de kayıtlı olmalı. DJI Mavic 3 Cine, Inspire 3 gibi modeller bu şartları karşılar.

İzmir’deki bir bağımsız film ekipman kiralama firması, 2025 yılında 72 adet DJI Mavic 3 Cine kiraladı. Hepsi, izinli çekimlerde kullanıldı. Kira fiyatı 150 TL/gün. Bu, yeni başlayanlar için güvenli bir başlangıç.

Gelecek: Daha Akıllı, Daha Güvenli

2026 yılında, Türkiye’de drone’lar artık sadece cihaz değil, bir sistem. Uçuş izni almak için artık bir mobil uygulama var: DroneTR. Bu uygulama, haritada yasal alanları gösteriyor, izin başvurusunu otomatikleştiriyor, hava durumunu ve uçuş planını birleştiriyor. Daha fazla ekipman üreticisi, Türkiye’deki kurallara uygun yazılım geliştirmeye başladı.

Gelecek, drone’ların kendi kendine izin almasını sağlayacak. Ama şu anda, senin sorumluluğun var. Bilgi sahibi olmak, yasalara uymak, güvenliği ön planda tutmak - bu, iyi bir sinema yapmanın başı.

Cine drone kullanmak için lisans gerekir mi?

Evet. Türkiye’de 250 gramdan ağır tüm drone’lar, SHGM’den kayıtlı olmak zorunda. Bu, hobi amaçlı olsa bile geçerli. Cine drone’lar genellikle 1-3 kg arası ağırlıkta olduğu için kesinlikle kayıt gerektirir. Kayıt olmadan uçurmak, 5 bin TL’ye kadar para cezası getirir.

İzin almadan drone uçurursam ne olur?

İzin almadan uçurursan, cihazın el konulur, 3 bin ila 10 bin TL arasında para cezası alırsın. Ayrıca, çekim yaptığın alanın güvenliği için bir soruşturma başlar. Eğer bir kaza ya da yaralanma olursa, ceza daha da artar ve hukuki süreç başlar. Sinema projenin yayınlaması da yasaklanabilir.

Drone’u kiralayabilir miyim?

Evet. İzmir, İstanbul ve Ankara’da birçok kiralama firması var. DJI Mavic 3 Cine gibi profesyonel modelleri gün bazlı kiralayabilirsin. Kiralama firmaları genellikle izin sürecini de destekler. Kullanım kılavuzunu ve güvenlik planını da verirler. Bu, yeni başlayanlar için en güvenli yol.

Drone’u gece uçurabilir miyim?

Hayır. Türkiye’de drone’lar sadece gündüz saatlerinde uçurulabilir. Gece uçuşu yasaktır. Bu, görüş mesafesini korumak ve potansiyel tehlikeleri önlemek için. Özel izin almak çok zordur ve sadece askeri ya da acil durum görevleri için verilir.

Cine drone’larla kamera kontrolü nasıl yapılır?

Kamera kontrolü, drone’un kumandasından değil, ayrı bir kontrol ünitesinden yapılır. En az iki kişi çalışır: biri drone’u uçurur, diğeri kamerayı yönlendirir. Modern sistemlerde, biri kumandada, diğeri bir tablette kamera açılarını ayarlar. Bu, daha profesyonel ve güvenli sonuçlar verir.